Edebiyat ve Tarih Diyalektiği Curci Zeydan ve Osmanlı İnkılabı Romanı Örneği


Creative Commons License

Akyüz S. Y.

FSMVÜ III. ULUSLARARASI ARAP DİLİ VE EDEBİYATI ARAŞTIRMALARI KONGRESİ, İstanbul, Türkiye, 9 - 11 Mayıs 2025, cilt.1, ss.175-176, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Cilt numarası: 1
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.175-176
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Samsun Üniversitesi Adresli: Hayır

Özet

Edebiyat ile tarihin iç içe geçmesi, çok eski bir sorunsaldır ve muhtemelen yazılı tarihten önceki dönemlere kadar uzanır. Cahiliye döneminde Arap şairleri tarihî olayları şiirlerinde anlatırlardı. Daha sonraki dönemlerde, edebiyat ve genel kültür kitapları ortaya çıktığında, bu eserler siyasi ve sosyal tarihe dair bazı bilgileri de içermeye başladı. Bu kitaplar arasında en önemlileri, Câhiz’in (ö. 868) el-Beyân ve’t-Tabyîn ile el-Hayevân, İbn Kuteybe’nin (ö. 889) Uyûnü’l-Ahbâr ve Endülüslü İbn Abdirrabbih’in (ö. 940) el-İkdü’l-Ferîd gibi eserleri sayılabilir. Bu tür eserler, edebî içeriklerinin yanı sıra tarihî bilgiler de barındırmaktadır. Aynı şekilde, bazı tarih kitapları da edebî metinler içermektedir. Örneğin, el-Makarrî et-Tilmisânî’nin (ö. 1631) Nefhu’t-Tîb min Ğusni’l-Endelüsi’r-Ratîb adlı eseri, Endülüs’ün tarihi, edebiyatı ve coğrafyası hakkında önemli bir ansiklopedidir. Modern dönemde de birçok yazar edebiyat ile tarihi birleştirmiştir. Özellikle yeni edebî türlerin ortaya çıkmasıyla birlikte, pek çok yazar tarihî olayları eserlerinde işelemiştir. Bu durum özellikle roman türünde belirginleşmiş ve bazı yazarlara “tarihçilerin edibi” ya da “edebiyatçı tarihçi” unvanları verilmiştir. Bu yazarlar arasında en tanınmış olanlardan bazıları Mısırlı Mahmûd Abbas el-Akkâd (ö. 1964), ünlü Abkariyyât (Dehalar) serisinin yazarı, yine Mısırlı Hüseyin Mu’nis (ö. 1996), Suriyeli Şâkir Mustafa (ö. 1997), Ali Tantâvî (ö. 1999) ve Lübnanlı Curcî Zeydân’dır (ö. 1914). Zeydân, İslam tarihinin çeşitli dönemlerini roman formunda ele aldığı “İslam Tarihi Romanları” adlı tarihî roman serisiyle tanınır. Bu seride tarihi gerçeklerle kurgusal öğeleri harmanlayarak edebî bir hissiyat oluşturmayı amaçlamıştır. Bu seriye ait romanlardan biri olan  Osmanlı İnkılabı, bu yönüyle dikkat çeker. Bu araştırma, edebiyat ile tarihin iç içe geçme olgusunun olumlu ve olumsuz yönlerini, bu tür edebiyata yöneltilen eleştirileri ve hayal gücünün, yazarın tarihî olayları değiştirmeden, tahrif etmeden ya da eklemeden aktarmadaki güvenilirliğine olan etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, Curcî Zeydân ve onun 1908 Osmanlı İnkılabı adlı romanı örnek olarak ele alınmaktadır. Söz konusu roman, Osmanlı Devleti’nin son yıllarını, Sultan II. Abdülhamid döneminden başlayarak konu edinir. Romanda, Osmanlı hürriyetçileri ve onların gizli cemiyetleri ile meşrutiyet yönetimine geçiş çabaları anlatılmaktadır. Ayrıca romanda, Sultan Abdülhamid’in yaşamı ve casuslarla olan ilişkisi tasvir edilir. Son olarak, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin başarısı ve 1908 yılında Osmanlı Devleti’nde meşrutiyetin yeniden ilan edilmesiyle sonuçlanan olaylar aktarılır.